Haber Arama
Ana Sayfa Hakkımızda Modelcilik & Otomobil Diorama Özel Magazin Basında Biz Kaynakça Ziyaretçi Defteri Bize Ulaşın
Web Sitemize Hoşgeldiniz. Bugün
  Dr Diecast Menü 
 
  İnceleme Arşivi 
 
  Üye Girişi
Bülten ve duyurulardan haberdar olabilmek için sitemize üye olunuz.
 
E-Mail Adresi
Parolanız

 
Şifremi Unuttum (?)
Şimdi üyemiz olun
   
 
  Haberler & Duyurular
 
  Facebook'ta Biz
 
 
  Halit Bolkan    
 

Hoşgeldiniz, kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

 Herkese merhaba. Kendimden kısaca bahsetmem gerekirse, 1970, Manisa doğumluyum. Lise eğitimimi Bornova Anadolu Lisesi'nde üniversite eğitimimi ise Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde tamamladım. Otomobil gazeteciliğine 1994 yılında Auto SHOW dergisinde başladım. 10 yıl boyunca çeşitli kademelerinde görev yaptığım Auto SHOW dergisinden sonra Auto Start dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendim. 2006 yılında auto motor & sport dergisinin genel yayın yönetmeni olarak görev aldım ve halen bu görevim sürüyor. 2007 yılının sonbaharında Türkiye'de kaliteli bir klasik otomobil dergisi boşluğu olduğunu düşündüğüm için Auto Classic adlı dergimizi projelendirdim ve yayınlamaya başladık.

 Derginizi bize tanıtabilir misiniz? Derginin gelecek planları nelerdir?

Auto Classic, gerçek klasik otomobil tutkunlarına yönelik bir dergi. Almanya'daki kardeş dergimiz Motor Klassik'in uzun yıllara dayanan birikimini ve arşivini kullanma şansına sahibiz. Böylece hem otomobil çeşitliliği hem de teknik veriler açısından Türkiye'de kimsenin elinde olmayan bir veri bankamız mevcut. Biz klasik otomobil tutkusunun global bir anlayış olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla Almanya, Fransa ya da İtalya'daki bir klasik otomobil de Türk klasik severlerin ilgisini çekecektir fikrinden yola çıktık. Dergimizin her sayısında amacımız farklı dönemlere ve ekollere ait otomobilleri bir araya getirerek sunabilmek. Böylece farklı beğenilere sahip okurlarımıza her sayıda mutlaka ilgilerini çekebilecek en az bir otomobile detaylı olarak yer verebiliyoruz. Şimdilik 3 ayda bir yayınlamayı planladığımız dergimizin gelecek planları içinde, Türkiye klasik otomobil camiasının değişmez bir üyesi olmak bulunuyor. İlk sayıdan sonra geçen kısa sürede özellikle Türkiye Klasik Otomobil Kulübü'nün yoğun desteği bizi çok mutlu etti. Bu da bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Elbette her zaman eleştiri ve önerilere de açığız. Bir diğer önemli planımız da Motor Klasik'in Almanya ve Avusturya'da yaptığı gibi uluslararası düzeyde klasik otomobil yarışları düzenlemek.

Türkiye'de klasik arabalara olan ilgiyi nasıl görüyorsunuz?

 Maalesef Türkiye'de oturmuş bir otomobil kültüründen bahsetmek mümkün değil. Dolayısıyla klasik otomobil tutkusu da şu an için biraz kısıtlı; ancak geliştiğini söyleyebilirim. Biz otomobille geç tanışmış ve bunu tabana yaymakta geç kalmış bir ülkeyiz. Bu nedenle birçok konuda olduğu gibi otomobilli yaşam konusunda da sindirerek ilerlemeden çok sıçrayışlara sahibiz. Ekonomik yapımız da bu tip hobi veya tutkulara yönelmemizi engelliyor. Yine de klasik bir otomobille trafikte ilerlerken aldığınız tepkiler, aslında uygun zemin yaratıldığında bu camianın hızla genişleme potansiyeline sahip olduğunu görebiliyorsunuz.

Klasik otomobillere ilginiz ne derecededir? Bir klasik otomobil sahibi misiniz? Değilseniz, sahip olmak istediğiniz bir rüya otomobiliniz var mı?

Ben komple bir otomobil tutkunuyum. Maalesef bir klasik otomobil sahibi değilim. Ancak "bir gün mutlaka" diyorum. Sahip olmak istediğim rüya otomobil konusunda aslında seçeneklerim çok. 50'li ve 60'lı yılların otomobilleri benim daha çok ilgimi çekiyor. Belki de bunun sebebi günlük kullanıma uygun olmalarıdır. Tabii, 1959 Cadillac Eldorado'yu İstanbul'da kullanmak biraz sorun olabilir! Her şeye rağmen 1967 model bir Anadol'um olmasını istiyorum. Çünkü çocukluğum bu otomobilin içinde geçti ve otomobil kullanmayı bu Anadol'da öğrendim. Üstelik Türk markası olması, bence Anadol'un korunup kollanmasını gerektiriyor.

Ülkemizde Amerikan klasiklerine mi ilgi daha çok, Avrupa klasiklerine mi?

 Bildiğiniz gibi 70'li yıllara kadar Türkiye'de Amerikan otomobillerini hakimiyeti söz konusu. Dolayısıyla birçok kişi çocukluğunun geçtiği dönemdeki otomobillere ilgi duyuyor. Üstelik o yıllardaki Amerikan otomobillerinin tasarım ve teknoloji olarak Avrupalılardan daha gösterişli ve ileri oldukları da kesin. Çok az sayıda Avrupalı marka Amerikalılarla baş edebilecek düzeydeydi. Buna karşılık özellikle Mercedes, Porsche, Jaguar, Ferrari gibi markalarla ilgilenen çok sayıda klasik tutkunu olduğunu biliyoruz. Ve bu kişilerde hatırı sayılır miktarda Avrupalı klasik bulunuyor.

Klasik arabalarla ilgili organizasyonlar var mı?

Türkiye'de üç tip organizasyondan söz edebiliriz. Birincisi TOSFED'in resmi takviminde yer alan Türkiye Klasik Otomobil Şampiyonası. Üç yarıştan oluşan bu şampiyonanın bir ayağı da uluslararası. Özel etap olarak nitelendirebileceğimiz yol bölümlerinin sabit hızda geçilmesi esasına dayanan bu yarışların yanı sıra son iki yıldır rallilerde de klasik otomobiller yarışıyor. Türkiye Klasik Ralli Şampiyonası olarak adlandırılan bu ikinci etkinlikte, geçmişte parkurlara çıkmış otomobiller, güvenlik önlemleri alınmış şekilde yarışıyor. Bir diğer etkinlik de klasik otomobil tutkunlarının bir araya gelip geziler düzenlemesi şeklinde gerçekleşiyor.


Sizce klasik araba organizasyonları yeterli mi?

 Avrupa'yla karşılaştırdığımızda yeterli değil. Daha önce de belirttiğim gibi biz daha emekleme dönemindeyiz. Bu tip organizasyonlar bütçe ve zaman ister. Önümüzdeki yıllarda daha büyük ve sık organizasyonlarla karşılaşacağımıza inanıyorum.

Türkiye'de birçok gizli saklı kalmış klasik otomobil olduğu söyleniyor bu gerçek mi? Keşfedilmemiş koleksiyonlar hakikaten mevcut mu?

 Keşfedilmemiş koleksiyondan çok saklı koleksiyonlar diyebiliriz. Tabii bir de özellikle Anadolu'nun ücra yerlerinde ahırın yanında çürüyen birçok klasik olduğu hep söylenir. Sadece otomobil değil, klasik birçok motosikletin olduğuna da eminim.

Klasik otomobil sahipleri veya ilgilileri model arabalara da ilgi gösteriyorlar mı?

İlgi gösterenler olduğunu biliyorum. En azından böyle birini tanıyorum. Ofisindeki özel bir bölümde gelmiş geçmiş bütün Porsche modelleri bulunuyor. En azından hayran oldukları ya da sahibi oldukları araçların modellerini alanlar olduğunu da söyleyebilirim.

Sizce model otomobiller klasik otomobil tutkusunu tetiklemekte rol oynayabilir mi?

İki türlü de düşünülebilir. Klasik otomobil için bütçesi uygun olmayan biri de model otomobillere yönelebilir. Bu kişilerin  otomobil tutkusunun düzeyi ve ekonomik düzeyiyle ilintili. Daha önce hiç görmediği bir otomobilin başarılı ve detaylı modelinden etkilenip bu otomobili almak isteyenler birileri mutlaka olmuştur ve olacaktır.

Klasik otomobillerin içinde olan biri olarak, genel klasik otomobil modellerindeki detayları nasıl buluyorsunuz?

 Bu konu sizin uzmanlık alanınıza giriyor. Şahsi düşüncem ise her üreticinin model otomobilleri çok kaliteli ve detaylı değil. Bu yüzden model otomobil alırken daha pahalı olmasına rağmen kaliteli markaların tercih edilmesinden yanayım. Bazı markalara ait üretimlerdeki detaylar gerçekten hayret verici. Bu model otomobilleri gerçeğiyle kıyaslama şansını elde ettiğinizde, her şeyin gerçekten birebir aynı olduğunu görüyorsunuz. Bence olması gereken bu.

Uzman bir editör gözüyle www.dr-diecast.com sitesi hakkındaki düşünceleriniz?

Model tanıtımlarınızdaki bilgi zenginliği ve fotoğraf bolluğu kesinlikle takdiri hak ediyor. Modelcilik üzerine açıklayıcı tarifler, önemli tasarımcılarla ilgili detaylı bilgiler, gerçekten benim de ilgimi çekti. Amatör ruhla hazırlandığı her halinden belli olan web sitenizin başarısını alkışlıyorum.

 
Ekleme : 13.1.2012 16:30:18 1718 defa okundu
Bu sayfayı paylaş

 
 
 
 
Ana Sayfa I Hakkımızda I Modelcilik & Otomobil I Diorama Özel I Magazin I Basında Biz I Ziyaretçi Defteri I Bize Ulaşın
Her hakkı saklıdır © 2012 Dr Diecast
Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri