Haber Arama
Ana Sayfa Hakkımızda Modelcilik & Otomobil Diorama Özel Magazin Basında Biz Kaynakça Ziyaretçi Defteri Bize Ulaşın
Web Sitemize Hoşgeldiniz. Bugün
  Dr Diecast Menü 
 
  İnceleme Arşivi 
 
  Üye Girişi
Bülten ve duyurulardan haberdar olabilmek için sitemize üye olunuz.
 
E-Mail Adresi
Parolanız

 
Şifremi Unuttum (?)
Şimdi üyemiz olun
   
 
  Haberler & Duyurular
 
  Facebook'ta Biz
 
 
  Immortal I    
 

Cedric yıllar sonra dedesi Anton LePoll'un küçük çiftliğine tekrar gelmişti. Bütün çocukluğunun mutlu yazlarını geçirdiği bu yerde, bu sefer oldukça üzgündü. Dedesini kaybetmişti ve artık onun olan çiftliği almak için oradaydı.
 
 Son üç yıldır dedesi de onlarla birlikte Lens kentinde yaşıyordu. Bir zamanların hızlı makinisti SCNF (Fransız Demiryolları)'den emekli olan dede Anton aynı zamanda eski ralliciydi ve son yıllarını ağır hasta olarak geçirmişti. Anton torununa eski ralli anılarını bıkıp usanmadan anlatırdı. Özellikle en büyük zaferi olarak gördüğü 1963 Tour de Corse'u (Korsika rallisi) 55 nolu Citroen DS'siyle nasıl kazandığını Cedric yüzlerce kez dinlemişti. Beklide Cedric'in ralli tutkusu bu anılardan kaynaklanıyordu.
 
 Çiftliğin yasal işlemleri bitmek üzereydi ki Cedric'in aklına aşağıdaki derenin yanında yıllardır hiç kullanılmayan eski küçük depo geldi ve oraya da bakmak istedi. Tamamen yosunlanmış ve bitkilerle kaplanmış olan kapıyı açtıklarında Cedric gözlerine inanamadı. Eski dostu 205 oradaydı. Üniversiteyi bitirdiği yıl olan 1995'te dedesi ve babası ona bu hızlı hatch'i almışlardı. 1991 doğumlu ilk aşkı ile çok mutlu günler geçirmişti Cedric; ta ki o ana kadar. 1998 Cedric için çok mutlu bir yıldı, otomobillerden bile daha çok sevdiği takımı "RC Lens" o yıl tarihindeki ilk şampiyonluğu kazanmıştı. Çocukluğundan bu yana neredeyse her maçta tribündeydi Cedric, "RCL" nin o muhteşem sarı kırmızı renkleri ile sahaya çiçek açmış görüntüsü vermesini hiçbir şeye değişmezdi.
 
 Harika bir sezonun ardından gelen büyük başarı 1998 Haziranında Cedric ve arkadaşlarını sarhoş etmişti. Bu sarhoşluğun nedenlerinden biri de sabaha kadar biralanmalarıydı tabii ki. Sabaha karşı çiftliğe gidip sulama havuzunda yüzmeye karar verdiler.
 
 Okuldan arkadaşı Bobo ve tribünden üç kişi ile yola çıktılar. Arka ortada oturan Bobo'nun anlattığına göre, hiçbir yere değmeden bir vida gibi üç kez döndüler ve mısır tarlasına sol üstten çakıldılar. Kazadan sonra güçlükle abradan çıkan Matt Jandarmayı aramıştı. Jandarmada Anton LePoll'u.
 
 Diğerleri kazayı hafif yaralarla atlattı ama Cedric boyun ve sırt omurlarından sakatlanmıştı. Bir ay hastanede, iki ay kadar da çiftlikte yatmıştı. Anton, 205'i kaza yerinden aldırtmış ve depoya koydurmuştu. Cedric'in arabam nerede sorularını hurda olarak sattım diye geçiştirmişti.
 
 Tam 10 yıl sonra Cedric bir anda bütün bu olanları hatırladı. 205 başına gelenlere rağmen dimdik duruyordu. Bu efsaneyi yok etmeyecekti ve onu toplamaya karar verdi.   

Belki de onunla bir klasik otomobil rallisine katılabilir veya "RCL" tekrar şampiyon olursa onunla şampiyonluk turu atmak çok zevkli olabilirdi. Ne de olsa 205 ölümsüz bir efsaneydi.

Yapım Aşamaları:

Bu dioramanın yapılışına geçmeden önce biraz diorama anlayışımdan söz etmek istiyorum. İki farklı tarzda çalışıyorum; kaideli yani stand üzerinde duran tek bir kareye odaklanmış dioramalar (Örn: Game Over) ve mekan dioramaları.
 
 Aslında stand dioramalarını daha çok seviyorum, çünkü yaptıklarımın koleksiyonumun içinde durmasını ve bir parçası olmasını istiyorum. Mekan dioramaları boyutları nedeniyle ayrı sergilendikleri için bence kopuk bir hava veriyor.
 
 Fakat keyif almak için mekan dioramalarıda yapmalısınız. Mekan içinde sunduğunuz detay bolluğu ve çeşitlilik çok daha fazla eğlenmenizi sağlıyor.
 
 Bana göre diorama hangi tarzda olursan olsun üç boyutlu resim yapmaktadır. Boyalar ile oynayarak bir gerçekçilik yakalıyorsunuz ve böylece "mimari maket" görünümünden kurtuluyorsunuz.
 
 "Ölümsüz" benim en özel diorama çalışmam. Bundan daha zor ve detaylı işlemlerimde oldu, fakat bu diorama tamamen fırça ile yapılmış (araba dışında) yağlıboya bir resim. Benim diorama anlayışımın tam karşılığı.
 
 Çalışmaya genel olarak baktığınız zaman, bir kutunun içine çeşitli objelerin yerleştirildiğini görüyorsunuz. Bu kutuyu yani mekanı oluşturan malzemeler, önceden ölçüleri planlanarak kesilen MDF'lerden oluşuyor. Tavandaki kirişleride yine mekana göre kesilmiş olan tahta parçalarından yaptım.
 
 Önce üç kenarını ve tavanını monte ettiğim kutunun altını çalışırken kolaylık olması için monte etmedim. Kutunun içinde öncelikle kapıyı yaparak objelerin yerleştirileceği noktaları kafamda planladım. Kapının kasasını planladığım ölçülerde tahtadan kestim, içini (kanatlarını) ise dondurma çubukları ve ince tahta şişlerden oluşturdum. Duvarlardaki 30'lu yıllarda oldukça popüler olan kare tuğla görünümünü, hobi dükkanlarında "mozaik" adıyla satılan malzemelerden yaptım (Depo çok eski, 1932'de yapılmış). Mozaik beyaz renkte satılıyor ve çok kolay renklendiriliyor.
 
 Kapı ve tuğlalar yerleştirildikten sonra duvarlar ve tavandaki her noktayı boyadım. Duvarlarda yani MDF'de kazımalar yaparak sıva dökülmeleri, patlaklar gibi görüntüler verdim. Eski tavanda oluşan su sızıntıları, sızıntıların kiriş altlarına biriktirdiği kirleri rutubetten oluşan yosunlanmaları/yeşermeleri boya ile verdim. Duvarlarda yer yer ıslaklık hissi verebilmek için, önce (astar olarak) parlak beyaz geçtim, daha sonra mat tonlar ve lekelerle duvarların rengini oluşturdum. Duvara bir raf monte edip kirlettim. Rafıda, kapı ve tuğlalar gibi Derby/Bally ile yapıştırdım.
 
 Eski depoda çeşitli malzemelerin asılacağı demir kazıklar olabilir diye düşündüm ve iki çivi çakarak paslı demir kazık görünümü verdim, bir tanesine zincir asılmış ve tabi ki o da paslanmış.
 
 Zemini çok ince "kavak plaka"dan yaptım, üzerine fırça ile dolgu verniği uyguladım ve iyice elenmiş ince kum serdim. Böylece toprak zeminli bir depo ortaya çıktı. Kuruduktan sonra fazla kumu çırparak temizledim. İşlemler bitince kavak plakayı yapıştırarak ve çivileyerek duvarların altına oturttum. Böylece kutunun alt tarafı da kapanmış oldu.
 
 İçerideki malzemeler "Motor City Classics" firmasının çok kaliteli ürünleri, varil, kürek, el arabası gibi aletler belki de 20 yıldan fazla bir zamandır, hiç ellemeden durdukları için, kullanılmış, çok kirli ve tozlu olmaları gerekiyordu.  Bu malzemelerin dışında aynı şekilde eskittiğim at arabası tekerleklerini eski bir kumbaradan, egzost ve kırık tamponu eski bir Mini'den aldım. Yerdeki çürümüş iki tahtayı dondruma çubuklarından yaptım.
 
 Kullandığım model Solido'nun Peugeot 205 GTI'ı. Yakın zamana kadar en kötü modelleri üreten Solido firmasının kalite atağını başlatan model. Oldukça tatmin edici bir işçiliği var, ama hala basit bir  model deforme edilmesi, sökülüp takılması çok kolay oldu. (Bir Auto Art'ı sökmeye çalışanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.) 10 yıldır içeride yatan 205'in üzerinde kalın bir toz ve kir tabakası gerekiyordu. Bu görüntüyü vermek için bol tinerli yağlı boyayı arabanın üstüne sünger ile defalarca bastım. Boyayı gereken yerlere göre ince ya da kalın olarak kullandım. Sonuçta 205'in üzerinde yılların yorgunluğunu taşıyan bir görüntü oluştu, ama o bir ralli efsanesiydi ve hala biraz dik duruyordu.
 
 Mekanın içinde bazı bölümlerde talaş kullandım, talaş biraz toz-toprak, biraz da çiftlik deposu izlenimi vermemi sağladı. Stand üstünde duran dioramaları çok sevdiğimden olsa gerek en altta mdf'den bir kaide yaptım. Kaideyi dolgu verniği ile kutuya yapıştırdım. Kaideyi parlak, kutunu dışını mat siyaha boyayarak dioramayı tamamladım.

Not: kullandığım boyalar, metal, demir yüzeylere de uygulanabilen nalburlarda, yapı marketlerde kolaylıkla bulunabilen klasik mat yağlı boyalardır. Parlak renkleri, parlak vernikle karıştırarak yapıyorum. Sadece ana renkleri alarak diğer renkleri elde ediyorum. Dioramanın her yerinde ve arabada aynı tip boya kullanılmıştır.
 
Tolga Titiz

 
Ekleme : 13.1.2012 15:02:31 2226 defa okundu
Bu sayfayı paylaş

 
 
 
 
Ana Sayfa I Hakkımızda I Modelcilik & Otomobil I Diorama Özel I Magazin I Basında Biz I Ziyaretçi Defteri I Bize Ulaşın
Her hakkı saklıdır © 2012 Dr Diecast
Tasarım & Programlama CreaNet Bilişim Hizmetleri